Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülen görüşmelerde, hiçbir ülkenin egemenlik alanında bulunmayan açık denizlerde ilk üç koruma alanının ilan edilmesi kararlaştırıldı. Toplamda yaklaşık 1,2 milyon kilometrekarelik bir bölgeyi kapsayan alanlarda, deniz yaşamına zarar verebilecek faaliyetler kademeli olarak sınırlandırılacak. Kararın taraf ülkelerin büyük çoğunluğunun desteğiyle alındığı açıklandı.

Belirlenen bölgeler arasında Güney Pasifik'te deniz kaplumbağalarının göç yolları üzerindeki bir sualtı dağ zinciri, Hint Okyanusu'nda mercan açısından zengin bir sığlık ve Kuzey Atlantik'te balinaların beslenme alanı olarak bilinen bir bölge bulunuyor. Seçimde bilimsel kurulun hazırladığı biyolojik çeşitlilik haritaları esas alındı.

Reklam

Koruma alanlarında neler değişecek?

Kararla birlikte taraf ülkeler, koruma alanlarında uygulanacak kuralları da netleştirdi. Kuralların üç yıllık bir geçiş sürecinin sonunda tam olarak uygulanması öngörülüyor. Bu sürede balıkçılık filolarının yeni düzenlemelere uyum sağlaması için teknik destek verilecek ve izleme altyapısı kurulacak. Geçiş sürecinin sonunda kuralların etkinliği bağımsız bir bilim kurulunca değerlendirilecek.

  • Dip trolü ile avcılık tamamen yasaklanacak
  • Deniz tabanı madenciliğine izin verilmeyecek
  • Büyük gemiler için hız sınırı ve rota önerileri getirilecek
  • Bilimsel araştırmalar ortak bir izin sistemiyle yürütülecek

Deniz biyoloğu Marisol Ortega Luna, alanların uydu takibiyle izleneceğini ve kural ihlallerinin eskisine göre çok daha kolay tespit edilebileceğini söyledi. Ortega Luna, koruma alanlarının çevresindeki balık stoklarının da zamanla toparlanacağını ve bunun kıyı ülkelerindeki balıkçılara dolaylı fayda sağlayacağını belirtti. Bilim insanları, ilk olumlu etkilerin birkaç yıl içinde gözlenebileceğini düşünüyor.

Çevre örgütleri kararı memnuniyetle karşılarken, koruma altındaki toplam alanın hâlâ hedeflerin gerisinde kaldığını hatırlattı. Taraf ülkelerin önümüzdeki toplantıda yeni aday bölgeleri değerlendirmeye alması bekleniyor. Şimdiden on dört yeni bölge için bilimsel başvuru dosyası hazırlandığı biliniyor. Örgütler, yeni alanların belirlenmesinde kıyı topluluklarının görüşlerinin de alınmasını istiyor.

Bu metin, sitenin tasarımını ve işleyişini göstermek için hazırlanmış örnek içeriktir.